Canli Kuran                                         

Müslüman, insanlarin elinden ve dilinden emin oldugu kimsedir. Hadis-i Serif
07
Mar

Yasin Suresi

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla
  1. Yasîn.
  2. Andolsun hikmetli Kur’an’a,
  3. Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.
  4. Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
  5. (Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir.
  6. Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
  7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
  8. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
  9. Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
  10. Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
  11. Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
  12. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz.
  13. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.
  14. Hani onlara iki (elçi) göndermiÅŸtik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiÅŸ elçileriz.”
  15. Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beÅŸerden baÅŸkası deÄŸilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir ÅŸey indirmiÅŸ deÄŸildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.”
  16. Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiÅŸ elçiler olduÄŸumuzu bilir.”
  17. “Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliÄŸden baÅŸkası yoktur.”
  18. Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uÄŸursuzluÄŸa uÄŸradık. EÄŸer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taÅŸa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.”
  19. Dediler ki: “UÄŸursuzluÄŸunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uÄŸursuzluÄŸa uÄŸradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.”
  20. Åžehrin en uzak yerinden bir adam koÅŸarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi.
  21. “Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuÅŸ kimselerdir.”
  22. “Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmiÅŸim? Siz O’na döndürüleceksiniz.”
  23. “Ben, O’ndan baÅŸka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların ÅŸefaati bana bir ÅŸeyle yarar saÄŸlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.”
  24. “O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuÅŸ olurum.”
  25. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; iÅŸte beni iÅŸitin.”
  26. Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “KeÅŸke benim kavmim de bir bilseydi” dedi.
  27. “Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.”
  28. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
  29. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
  30. Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
  31. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler.
  32. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmiÅŸlerdir.
  33. Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.
  34. Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
  35. Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
  36. Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir.
  37. Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
  38. Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.
  39. Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uÄŸrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).
  40. Ne GüneÅŸ’in Ay’a eriÅŸip-yetiÅŸmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.
  41. Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.
  42. Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
  43. Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.
  44. Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.
  45. Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiÄŸinde, (dinlemeyip inkara devam edenler).
  46. Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.
  47. Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiÄŸi zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eÄŸer dilemiÅŸ olsaydı yedireceÄŸi kimseyi biz mi yedirecek miÅŸiz? Gerçekten siz, apaçık bir ÅŸaÅŸkınlık içindesiniz.”
  48. Ve derler ki: “EÄŸer doÄŸru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduÄŸunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?”
  49. Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir.
  50. Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.
  51. Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doÄŸru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.
  52. DemiÅŸlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiÄŸidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doÄŸru söylemiÅŸ”.
  53. O, yalnızca bir tek çığlıktan baÅŸkası deÄŸildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmiÅŸlerdir.
  54. İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.
  55. Gerçek ÅŸu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meÅŸguliyet içindedirler.
  56. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
  57. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.
  58. Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır).
  59. “Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.”
  60. “Ey AdemoÄŸulları, ben size and vermedim mi ki: Åžeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;”
  61. “Bana kulluk edin, doÄŸru yol budur.”
  62. Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
  63. İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir.
  64. İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin.
  65. Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.
  66. Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?
  67. Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.
  68. Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?
  69. Biz ona (Peygambere) ÅŸiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.
  70. (Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiÅŸtir).
  71. Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.
  72. Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
  73. Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?
  74. Yardım görürler umuduyla, Allah’tan baÅŸka İlahlar edindiler.
  75. Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.
  76. Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
  77. İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir.
  78. Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuÅŸken, bu kemikleri kim diriltecekmiÅŸ?”
  79. De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inÅŸa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.”
  80. Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.
  81. Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir.
  82. Bir ÅŸeyi dilediÄŸi zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir.
  83. HerÅŸeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz.

Toplam Okunma : 28
Etiketler:

Etiketler: ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~

Leave a Reply

Webmaster turksev

New Page 1

Diger Sitelerim : haber haber teknoloji kuran ilahi Sporda bugun arka siradakiler sinema kurtlar vadisi pusu yasin suresi

Link Degisimi Yaptigim Siteler: tarsus knight online forum knight online Kesn Satis alaturqa diyetEyup sohbet sohbet chat zeka oyunlari islami sohbet mirc Teknoloji Tasarim

eXTReMe Tracker
Site Map:

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50

Toplist