MELAMİYYE
Posted on Mart 25th, 2008 in Mezhepler
Bir tarikat adı. Melâmet, sözlükte kınamak, ayıplamak ve sitem etmek manalarına gelir. Melâmîlik yoluna baÄŸlanan kimseye de “Melâmî” denir.
MelâmîliÄŸin bir tarikat olduÄŸunu söyleyenler yanında; kuralları belli bir tarikat olmadığını, her türlü gösteriÅŸten ve dünya kaygısından uzak kalmayı benimseyenlerin genel adı olduÄŸunu ileri sürenler de vardır. MelâmîliÄŸin bir tarikat olmadığı düşüncesi, kurucusunun ve kuruluÅŸ tarihinin bilinmediÄŸinden dolayıdır. Birinci dönem Melâmîlik, “Melâmetiye” adıyla tanınır. İlk defa NiÅŸabur’da hicrî III. asrın baÅŸlarında Ebu Salih Hamdun b. Ahmet b. Ammâr el-Kassâr, MelâmîliÄŸin yayılmasında büyük rol oynamıştır. Melâmîlik, Hamdun Kassar’dan önce varsa da, bir tarikat haline onun zamanında gelmiÅŸtir.
Melâmîlikte Muhyiddin İbnü-l Arabî’nin “Vahdet-i vücud” görüşünün derin etkisi vardır. Melâmîler kaçınılması mümkün olmayan cemaatle namaz dışındaki ibadetlerini ve Allah’a yakınlıkla ilgili hallerini halktan gizlerler. Bunları açığa çıkarırlarsa kendilerini kınarlar. Gerçek durumlarını sezdirmemek için halk içinde sıradan bir insan gibi giyinip kendilerini belli etmeden yaÅŸamaya çalışırlar. Görünüş ve gösteriÅŸe deÄŸer vermezler. İnsanlara yalnız kötü taraflarını gösterip iyiliklerini gizlemede çok ileri gittiklerinden, çevresindekiler onları kusurlu kimseler sanarak ayıplar ve kınarlar. En hoÅŸlanmadıkları ÅŸey, kibir ve gösteriÅŸtir. Bu kötü huylardan korunmak, Melâmîlikte bir kuraldır. Özel giysileri ve tekkeleri yoktur. Melâmîler kimseye dertlerini açmazlar.
Çünkü kula ihtiyacı bildirmek, muhtaçtan yardım istemektir. Bu sebeple ihtiyacı Allah’tan dilemek ve Peygamber’in yolundan gitmek, kulluÄŸun iki esasıdır. Birbirlerinin yardımına koÅŸarlar. Bu konuda Hamdun Kassar; “Mümin, kardeÅŸi için gece kandil, gündüz asa olmalıdır” der.
Melâmîlik başta Mevlevîlik olmak üzere IV. asrın sonlarında oluşmaya başlayan, V. ve VI. asırlarda gelişen tarikatları etkilemiş, birçok bâtınî mezhep ve mesleklerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Melâmîlik tarihi bakımından üç devreye ayrılır.
1. Devre: Kassariye MelâmîliÄŸi. Hamdun Kassar’a ait olan ve Melâmetiyye denen ilk devre melâmîliÄŸi. Hicri III. yüzyılda NiÅŸabur’da ortaya çıkmıştır.
2. Devre: Bayramiyye MelâmîliÄŸi. İlk devre melâmîliÄŸi zamanla bâtınî grupların MelâmîliÄŸe girmesiyle asıl saÄŸlığını kaybetmiÅŸtir. Bunun yerini, hicri IX. asırda Bolu Göynük’de Hacı Bayram Veli ile ortaya çıkan ve ilk Melâmîlerin bütün özelliklerini taşıyan Bayramî MelâmîliÄŸi almıştır. Anadolu’da MelâmîliÄŸin yayılması, Hacı Bayram Velî vasıtasıyla olmuÅŸtur.
3. Devre: Nuriyye MelâmîliÄŸi. Seyyid Muhammed Nur el-Arabî’ye ait olan bu kol, hicri XIII. asırda Üsküp’te ortaya çıkmıştır.
Abdüsselam ARI

Leave a Reply